|
Dünyada Kuş Halkalama Çalışmalarının Tarihçesi Halkalama çalışmalarının başlangıcı olarak Danimarkalı bir öğretmen olan Mortensen'in Sığırcık yavrularına alüminyum halkalar taktığı 1889 yılı kabul edilir. Kuşları ilk kez sistematik olarak halkalayan Mortensen, böylelikle günümüzde yüzün üzerinde istasyonda binlerce lisanslı halkacı tarafından yaygın bir şekilde uygulanan standart halkalama çalışmalarının da öncüsü olmuştur. Kuşlarla ve kuş göçüyle ilgili çok önemli bilgiler sağlayan sistematik halkalama çalışmaları öncesinde de kuşlar çeşitli nedenlerle halkalanmışlardır. Kuşların ayağına metal bir halka takılmasıyla ilgili ilk kayıt 1595 yılı Fransa'sına aittir. 4.Henry'nin halkalı Gökdoğan'larından (Falco peregrinus) biri kuş avı sırasında kaybolmuş ve 24 saat sonra Malta'da bulunmuştur. Halkalı olduğu için saatte ortalama 90 km hızla Fransa'dan Malta'ya uçmuş olduğu anlaşılan bu birey böylelikle Gökdoğan'ların şaşırtıcı uçuş yeteneklerinin belki de ilk kanıtı olmuştur. 1669 yılında ise Dük Ferdinand bir Gri Balıkçıl'ın (Ardea cinerea) bacağına gümüş halka takmış, 1728 yılında Dük'ün torunu tarafından tekrar bulunan bu Gri Balıkçıl'ın en az 60 yıl yaşadığı da böylelikle anlaşılmıştır. Almanya'da 1710 yılında bir atmacacı aynı ayağında birden fazla halka taşıyan bir Gri Balıkçıl yakalamıştır. Halkaların birçoğunun üzerinde herhangi bir bilgi olmadığından bu kuşun nerede ve kimler tarafından halkalandığı anlaşılamamış ancak halkalardan birinin Türkiye'de takılmış olabileceği düşünülmüştür. Bu kuşların çoğu kuş göçü ve biyolojisiyle ilgili bilgi edinmekten çok daha farklı amaçlar için halkalanmışlardır. Vahşi kuşları gizemli göç davranışları ve biyolojileriyle ilgili bilgi edinmek amacıyla markalayan araştırmacılar ise halkalamanın asıl amacına yönelik ilk adımları atmışlardır. Kuzey Amerika'da böylesi bir çabayı ilk kez gösteren ünlü doğabilimcisi ve ressam John James Audubon olmuştur. Audubon, 1803 yılında batağan yavrularının ayaklarına gümüş sicimler bağlamış ve böylelikle ertesi yıl 2 yavrunun tekrar aynı yere geldiğini ispatlamıştır. Ancak bugünkü halkalama çalışmalarının kurucusu, en başta da söz edildiği gibi Danimarkalı Hans Christian Cornelius Mortensen'dir. Viborg'ta öğretmenlik yapan Mortensen'in üzerinde bir adres ve seri numarası olan alüminyum halkayı 5 Haziran 1899 yılında bir Sığırcık yavrusuna takmasıyla sistematik halkalama çalışmaları da başlamıştır. Mortensen, standart bir şekilde halkalanan 165 Sığırcık yavrusuna tekrar rastlanılacağını umuyordu. Gerçekten de bir yıl içinde bu kuşlardan bazıları tekrar görüldü ve bu kayıtlar yayınlandı. Mortensen'in deneyi başarıyla sonuçlanmıştı ve bu başarıdan etkilenen birçok ülkede kuşlar halkalanmaya ve halkalama istasyonları kurulmaya başlandı. Kuzey Amerika'daki sistematik halkalama çalışmaları ise 1902 yılında Paul Bartsch tarafından gerçekleştirilmiştir. Bartsch üzerinde “Smithsonian enstitüsine geri gönderin” yazılı halkalar kullanarak bir tür gece balıkçılı halkalamıştır. İlk halkalama istasyonunun 1903 yılında Almanya'da kurulmasıyla (Vogelwarte Rossiten) birlikte ilk kez düzenli halkalama çalışmaları yürütülmeye başlamıştır. Almanya'nın ardından 1909 yılında bu kez İngiltere ve İrlanda'da halkalama çalışmaları yapan ornitoloji merkezleri kurulmuştur. Yine 1909'da bu kez Amerika'da Wisconsin Üniversitesi'nden Leon Cole Amerika Kuş Halkalama Derneği'ni (American Bird Banding Association) kurmuş, 1910 yılında Çekoslovakya'da, 1911 yılında İsveç'te, 1912 yılında Finlandiya'da 1914 yılında Norveç'te ilk kuş halkalama istasyonları çalışmalarına başlamıştır. 1916 yılındaki Göçmen Kuşlar Sözleşmesi'nden (Migratory Birds Convention) sonra Amerika'da (1920) ve Kanada'da (1923) federal halkalama ofisleri kurulmuştur. Halkalama çalışmalarında kuşları yakalamak için kullanılan en yaygın yöntem ise yaklaşık 300 yıl önce Japonya'da keşfedilen sis ağlarıdır. Kuşların, çok ince, siyah, naylon iplikten yapılan bu ağları görmesi neredeyse imkansızdır. Bu nedenle 1950'li yıllardan itibaren sis ağlarının kullanılmaya başlanmasıyla birlikte halkalama çalışmaları büyük bir hız kazanmış ve yapılan çalışmaların verimliliği artmıştır. Kuşların yaşam döngüleri içinde ve en başta göçleri sırasında bir çok değişik ülkede bulunmaları doğal olarak halkalama çalışmalarının da uluslar arası işbirliği içerinde yürümesini gerekli kılmıştır. Bu gereklilik doğrultusunda 1963 yılında Paris'te, birçok ulusal halkalama programının katılımıyla Avrupa Halkalama Birliği'nin (EURING) temeli atılmıştır. 37 ülkenin halkalama programlarının dahil olduğu EURING'in temel amacı Avrupa içerisindeki bilimsel kuş halkalamayı organize etmek ve standartlaştırmaktır. 1966 yılında ise ulusal halkalama merkezleri arasında bilgi alışverişini sağlayabilmek için geri bildirim verilerinde standart bir kodlama sistemi geliştirilmiştir. Bu kod sistemi şu anda tüm ulusal halkalama merkezleri tarafından kullanılmaktadır. Avrupa'da özellikle 70'li yıllardan sonra, kuş popülasyonlarının izlenmesini hedefleyen ulusal ve uluslararası düzeyde çeşitli projeler geliştirilmiştir. Örneğin; 1960 yılından bu yana Polonya'da devam eden OPERATION BALTIC projesinde sonbahar göçünün takvimi ve yoğunluğu ile ilgili çok fazla bilgi elde edilmiştir. 1973 yılından beri ise Avrupa'da seri olarak “Ötücü Kuşların Göç Atlası” basılmaktadır ve bugüne kadar yaklaşık 100 türün göç rotası ve kışlama alanları bu haritalarda sergilenmiştir. Güneydoğu Avrupa Göç Ağı (SEEN) ise Baltık, Orta ve Doğu Avrupa ve Karadeniz Bölge'lerini içerisine alan güneydoğu göç rotası boyunca kuş göçü çalışan halkalama merkezlerinin işbirliğini sağlayan etkin bir uluslar arası organizasyondur. Her yıl Avrupa'da 3.8 milyon, Amerika'da 1.1 milyon kuş halkalanmakta ve dünyada bugüne kadar 70 milyonun üzerinde kuşun halkalandığı tahmin edilmektedir. Ayrıca Avrupa'da her yıl yaklaşık 90 bin, Amerika'da ise yaklaşık 65 bin geri bildirim olmaktadır. |